Genel Başkanımız Uysal, İzmir’deki seçim çalışmalarının 2.gününde Bergama ve Kınık ilçelerini kapsayan Bakırçay turuna çıktı
False
Genel Başkanımız Uysal, İzmir’deki seçim çalışmalarının 2.gününde Bergama ve Kınık ilçelerini kapsayan Bakırçay turuna çıktı
21 Ekim 2015 Çarşamba

“Demokrat Parti, geçmiş tecrübesi ve tarihi ahlaki değerleri ile Türkiye’yi özlediği günlere kavuşturabilecek tek çatıdır”

(DP Basın Merkezi – 20 Ekim 2015) Genel Başkanımız ve İzmir 2.Bölge Milletvekili Adayımız Gültekin Uysal, seçim çalışmaları kapsamında Bergama ve Kınık ilçelerini kapsayan Bakırçay turuna çıktı.

 

Genel Başkanımız Uysal, 3 gün süren İzmir’deki seçim çalışmaları sırasında Kemalpaşa, Bornova, Bayraklı, Karşıyaka, Çiğli, Menemen, Zeytindağı, Çandarlı, Ovacık, Süleymanlı, Aşağıkırıklar, Yenikent, Torbalı, Bayındır, Ödemiş, Beydağ, Kiraz, Tire, Ayrancılar ve Gaziemir’de de vatandaşlarla kucaklaştı.

 

 

Programının bu ayağında Bergama, Kınık, Dikili teşkilatları ile bir araya gelen Genel Başkanımız Gültekin Uysal, esnaf ile uzun süre sohbet etti.

 

Uysal, Aliağa ilçesinde de bir dizi ziyaret ve temaslarda bulundu. Sivil toplum örgütlerini ve esnafı ziyaret eden Uysal, kafeteryaları da gezerek vatandaşlar ile sohbet etti.1 Kasım’da yapılacak seçimlerde destek isteyen Uysal, “Gelin hep birlikte Kırat’ı yeniden ayağa kaldıralım. Demokrat Parti geçmiş tecrübesi ve tarihi ahlaki değerleri ile Türkiye’yi özlediği günlere kavuşturabilecek tek çatıdır. Bir sağduyu unvanı ile bu ülkenin kutuplara kaymış siyasetini yeniden ortak değerler etrafında inşa etme vazifesini üzerine almak için sizlerden yetki istiyoruz” diye konuştu.

 

 

Aliağa programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Uysal, ülke ekonomisine ve istihdama büyük katkı sağlayan Aliağa’nın Demokrat Parti’nin eseri olduğunu belirterek, “Türkiye’nin kıt kanaat imkânlarının olduğu dönemlerde kalkınmada sıçrama hamlesi diyebileceğimiz pek çok üretim tesisi Aliağa’da faaliyete geçirildi. Demir-Çelik fabrikalarını, Petro-Kimya altyapısını ülkeye kazandırma hususunda Demokrat Parti, Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi geleneğinin bu ülkeye yaptığı hizmetler ortadadır. Bu gelenek, Aliağa’mızda halen faaliyetlerini sürdüren ve Türk ekonomisine önemli katkılar sağlayan bu kuruluşların çimentosunu atmış, işletmiş, pek çok haneye rızık olarak döndürmüştür. Bu hizmetler ile Türkiye yeni bir evreye geçirebilmiştir” dedi.

 

Türkiye’nin özellikle son dönemde çok sıkıntılı zamanlar yaşadığına dikkat çeken Uysal, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Türkiye bugün Orta Doğu’da uluslararası alanda terör örgütü olarak adlandırılan birçok örgütle komşu olmuş durumdadır. Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’ye kara sınırı olmayan Rusya’nın Suriye üzerinden tacizlerine maruz kalmaya başlamıştır. Türkiye geçmişte mal ve hizmet ihraç ederken bugün AKP eliyle siyaset ihracat edilmeye başlayınca karşılığında da Türkiye’ye terör ithal edilmeye başlanmıştır. Kısa bir süre önce Ankara’da patlayan bombalar, geriye dönük baktığımız zaman Rehhanlı’da, Cilvegözü’nde, Suruç’ta patlayan bombalar bunun önemli işaretleridir. Türkiye’nin yeniden demokrasi ve istikrar adası haline gelmesi gerekiyor. Dış politikada standart hedeflere yeniden dönüldüğü, bu ülke insanının güvenliğini esas alan bir politikayı Türkiye’de var etmek mecburiyetindeyiz. Bu manada üretmeden tüketen, kazanmadan harcayan Türkiye portresinden çıkıp yeniden hak düzenine, nimetlerin eşit fırsatlar halinde paylaşıldığı bir Türkiye’ye kavuşmalıyız. Bugün mahkûm edildiğimiz rantiyeci, yağmacı bir düzenle beraber, serbest piyasa düzeninin yerle bir edildiği, kayırmacı kapitalist bir düzen içerisinde Türkiye kendi potansiyelini, kabiliyetini azami noktaya çekebilme imkanını yakalayamayacaktır.”  

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerin gerginlik ortamından beslendiğini öne süren Uysal, sözlerine şöyle konuştu:

 

“Her biri bu düzenin değişmemesi için elinden geleni yapmaktadır. 12 Eylül ile hesaplaşıyoruz diyenlerin, bu rejimin kalıcı kolonu olan siyasi partiler yasasını, yüzde 10 seçim barajını ve seçim sistemini değiştirmemekte ısrar ettiğini biliyoruz. Bu düzeni demokratikleştirmek en önemli vazifemizdir. Bu manada 7 Haziran seçimi gecesinde ‘bana 400 yüz vekil vermediniz, seçim manyağı yaparım’ anlayışı içerisinde sorumsuzca davranan bir Cumhurbaşkanı’nın teşebbüsüyle bugün Türkiye zorlama bir seçime maruz kalmıştır. Ne bu AKP’ye ne de bu çözümsüzlüğü derinleştiren muhalefet partilerine bu büyük ülke mahkum değildir. Mahkum değilsin Türkiye’m, başka bir Türkiye Mümkün. Sadece oyunu aldığı insanların rızasını gözeten değil oyunu alamadığı insanlarında rızasını gözeten merkez sağ bir anlayışın mecliste bulunması gerekiyor. Krizlerin çözümü; bir yandan demokratik kanallara bir yandan da hukuki kanallara aktarılması ile suyun aktığı, duruladığı bir mekanizmayı işler hale getirmekten geçer.”

 

 

Esnaf gezilerinin ardından Bergama Ziraat Odası Başkanı Nuri Taşkıranoğulları’nı makamında ziyaret eden Uysal, bölgedeki çiftçilerin sorunları konusunda görüşleri aldı.

 

 

Genel Başkanımız Gültekin Uysal, yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

 

“Bugün kutuplaştırılmış siyaset iklimi içerisinde eğer Meclis’te merkez sağın geleneğinden gelen merkez sağın köklü partisi Demokrat Parti bulunmaz ise koalisyonların dahi kurulamayacağı görülmektedir. Türkiye’nin bu kutuplaşma husumetini köpürterek kendi siyasal pozisyonlarını kuvvetlendirme yoluna giren insanların dışında, hakikaten demokrasiyi konjonktürel bir program olmanın ötesinde işlerlik kazanan parlamenter demokrasinin tüm kural ve teamülleri ile beraber işler olduğu bir düzen haline dönüştürmek mecburiyetimiz var.

 

O yüzden herkesin değişimi başka alanlarda başlattığı noktada biz değişimi siyasetten başlatıyoruz. Önce siyaset demokratikleşecek, sonra Türkiye’nin diğer meseleleri çözülecektir.”

 


Kaynak ( DP )