Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurlayışımızın 77. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurlayışımızın 77. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı
10 Kasım 2015 Salı

“Millet olarak en taze şekilde hissettiğimiz bu derin kaybın, bugün daha çok idraki içindeyiz”

 

“Yüze bakacak hali olmayanlar 10 Kasım’larda huzurdadır.”

 

 

“Büyük Önder’in “hakimiyet-i milliye” ilkesi değiştirilmek, bugün “fiilen” gerçekleştirdikleri “tek adam” iktidarı yasalaştırılmak istenmektedir. Olacak olan “Hakimiyet-i şahsiye”dir.”

 

 

 

(DP Basın Merkezi – 10 Kasım 2015) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurlayışımızın 77. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Uysal, yayınladığı mesajda “1946’dan bu yana “Demokrasi esaslarına en uygun devlet şekli”nin cumhuriyet olduğu inancı ile yaşayan biz Demokratlar’ın verdiği demokrasi ve adalet mücadelesinin de her türlü tertibe karşı önlem olduğunu düşünüyoruz” dedi.

 

Genel Başkanımız Gültekin Uysal’ın 10 Kasım mesajı şöyle:

 

“Bugün, Cumhuriyetimizin banisi Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurlayışımızın 77. Sene-i devriyesi. Bu vesile ile kendisine Allah’tan bir kez daha rahmet diliyor, saygı, minnet ve özlemle kendisini yad ediyorum.

 

1938’den bu yana 10 Kasım’lar, hüznün yıl dönümü olmuş, memleket için milli yas anlamı taşımış günlerdir. Her devrinde, millet olarak en taze şekilde hissettiğimiz bu derin kaybın, bugün daha çok idraki içindeyiz.

 

Protokol gereği huzuruna çıkanların yüzüne bakacak halleri yok

 

77 yıldır, Büyük Önder’i en halisane duygularla anan, eserlerine sahip çıkan millet, son 13 yıldır tüm iktidarını O’nun mirası ile hesaplaşma üzerine kurgulayan bir iktidarın idaresinde kazanımlarını korumanın gayesi içindedir.

 

13 yıldır, 10 Kasım’ları bir ritüel üzerine ifa eden iktidarın temsilcileri, manevi huzurda dururken dahi mücadele içindedir. İktidara geldikleri günden bugüne yaptıkları, siyasal eğilimleri doğrultusunda inandıkları düşünüldüğünde yüze bakacak hali olmayanlar 10 Kasım’larda huzurdadır.

 

Hesapları bitmedi

 

AKP iktidarı 2002’den bu yana, bir taraftan söylemleri ile kendilerinden önceki iktidarları yok saymış, bir taraftan da yaptıkları değişikliklerle, Cumhuriyet’in kazanımlarını yok etmeye kalkmıştır.

 

“İstiklal-i tamme” ve “hakimiyet-i milliye” diyerek milletin egemenliğinde hür ve bağımsız bir Türkiye inşa eden Büyük Önder Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, en büyük mirası, cumhuriyeti ve kurucu ilkelerini yağmalayan zihniyetin şimdiki hedefi de “milletin hakimiyeti”dir.

 

1 Kasım öncesi 5 aylığına unuttukları, buzdolabına kaldırdıkları ne varsa çıkarmaya başlayan AKP iktidarı, birkaç yıldır ısıtıp ısıtıp sunduğu “Başkanlık sistemi”ni yeniden gündeme getirmiştir.

 

Egemenliği “kayıtsız-şartsız” millete iade eden cumhuriyetin ve banisi Mustafa Kemal Atatürk’ün maddi miraslarını ranta ve kişisel hırsa açarak yağmalayan, manevi miraslarını kişisel hedefleri uğruna hırpalayan iktidar, bugün tartıştığı sistem değişikliği ile egemenliği milletten alıp tek bir kişiye vermeye kalkışmaktadır.

 

Hakimiyet-i Milliye’den Hakimiyet-i Şahsiye’ye

 

Başkanlık Sistemi tartışmaları ile algı yönetimi uygulayarak milleti de hesaplaşmalarına ortak etmek isteyenlerin, sistemin aksaklıklarını gidermekle değil şahsi kaygıları gidermekle ilgili hesap yaptıkları ortadadır.

 

13 yıldır, şahsi menfaatlerini milli menfaatlerden önde görenlerin memlekete ödettiği maliyet herkesin malumudur.

 

Dış politikayı, para politikasını, jeo-politikayı dahi şahsi hırs ve hülyalara göre yürüten “yürütme” şimdi yürütmeyi tek başlı hale getirerek seçilmiş bir krallık ortaya çıkarmak istemektedir.

 

Saltanattan, hanedanlıkların iktidarından milleti kurtaran Büyük Önder’in “hakimiyet-i milliye” ilkesi değiştirilmek, bugün “fiilen” gerçekleştirdikleri “tek adam” iktidarı yasalaştırılmak istenmektedir. Olacak olan “Hakimiyet-i şahsiye”dir.

 

“Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır”

 

“Milletin hakimiyeti” uğruna hayatını vakfeden bir liderin ve elbet mücadele arkadaşlarının azmi, bugün bizlere misal olmaktadır.

 

Kurtuluşu için, kuruluşu için ömrünü vakfedenler, korunması için milletin feda edeceklerini öngörmüşlerdir. Bu bilinç ile Büyük Önder;

 

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır.

Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

 

diyerek, bir tarafta cumhuriyet ile, bir taraftan mili birliğimiz ile bir taraftan da top yekün Türkiye Cumhuriyeti ile mücadeleye girişenlere en güzel cevabı vermiştir.

 

1946’dan bu yana “Demokrasi esaslarına en uygun devlet şekli”nin cumhuriyet olduğu inancı ile yaşayan biz Demokratlar’ın verdiği demokrasi ve adalet mücadelesinin de her türlü tertibe karşı önlem olduğunu düşünerek, cumhuriyetin ilelebet payidar kalacağı bilinci ile, ebediyete intikalinin 77. Yılında Cumhuriyetimizin Banisi Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmet, minnet ve saygı ile anıyoruz.”


Kaynak ( DP )