Genel Başkanımız Gültekin Uysal, El Bab’da şehit olan askerlerimize ilişkin açıklama yaptı
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, El Bab’da şehit olan askerlerimize ilişkin açıklama yaptı
22 Aralık 2016 Perşembe

“Türkiye'nin acı portresi; El Bab'ta Mehmetçiklerimiz, evlatlarımız can derdinde, AKP, TBMM'de 'Başkanlık' derdinde!!!” 
 

 

“Fırat Kalkanı Harekatı’nın asli amacı, PYD'nin sınırımızda kuşak oluşturmasına müsaade etmemekti. Mutlaka bu amaç sınırında kalmalılardır”

 

(DP Basın Merkezi – 22 Aralık 2016) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, El Bab’da şehit olan askerlerimize ilişkin açıklama yaptı.

 

Uysal, “Sözler artık yetmiyor, bu mızrak bu çuvala sığmıyor” diyerek operasyonun kapsamının TBMM’de yeniden risk hesabı yapılarak belirlenmesini ve bunu yaparken de bütün siyasi aktörlerle beraber çalışılması gerektiğini söyledi.

 

Kaygıların korkulara dönüştüğünü ifade eden Genel Başkanımız Uysal açıklamasında şunları dile getirdi:

 

“Acının sığacak yeri kalmadı”

 

“21 Aralık, Dünya’da birçok ülke için en uzun geceyken Türkiye’de her gece uzun, her gece karanlık artık. Sabahı sabah edememeye, sağlığı için dua ettiğimiz yavrularımıza, kardeşlerimize rahmet dilemeye başladık.

 

“Sözler artık yetmiyor ve bu mızrak bu çuvala sığmıyor”

 

İktidar eliyle, 5 yıldır Suriye'de Türkiye'nin içine sokulduğu girdabın bedelini, bu vatanın masum evlatları ödüyor! Geleceğe dair tasavvurları olan bir iktidarın yanlışları, geleceğimizi bizlerden alıyor. Acımız gibi sözlerimiz de tekerrürden ibaret ve bizler söz söylemeye utanır olduk!

 

“Kaygılarımız korkuya dönüştü”

 

İktidarın, Suriye’de şahsi hülyaları, “Şam’da Cuma namazı” hevaları ile ülkeyi sürüklediği uçurumda her gün bir canımızı yitirmeye başladık.

 

Bir taraftan ülke içinde iktidar hevesi ile oy devşirmeye çalışarak terör örgütlerine verilen tavizler, bir taraftan Orta Doğu’nun hamisi olmak ümidiyle atılan yanlış adımlar, on yıllardır sahip olduğumuz kaygılarımızın yerini korkulara, tasa ve endişelere bırakmıştır.

 

Suriye’de yaşanan iç savaşta taraf olmaya heves eden iktidarın, bu hevesi uğruna kendi topraklarını “birkaç adam gönderip” bombalama planları düşünüldüğünde, içinde bulunduğumuz vaziyet, sadece yanlış adım ve hatalarla değil, bizlerin siyasi ahlak ve vatanperverlik bilinci ile ağzımıza almaktan ar ettiğimiz davranışların varlığına işaret etmektedir.

 

“Hülyaları, kâbusumuz oldu”

 

İktidar, “Arap sokağı”nda atılan sloganlarla, baki bir saltanat ve “sancaktarlık” hayali görürken, millete kâbus gördürmeye başlamıştır.

 

Sabahı sabah edemeyen anaların, kapılarının tıklanmasına irkilen evlatların, telefonlarının çalmasına korkan babaların yaşadıklarının mesulü iktidarın tasarruflarıdır.

 

“Pazarlık yürüttükleri terör örgütü PKK,

memleketi ‘patlayıcı deposu’na çevirmiştir”

 

Bir yıl öncesinde kadar “oy potansiyeli” hesabı ile, siyasi hesap uzmanlarının tavsiyeleri ve öğütleri ile ilkeden, mantıktan yoksun bir biçimde terör örgütü ile canlı yayınlarda müzakereler yapan, kaybettikleri oyu “milliyetçi” bir söylemle ikame edeceğini anlayınca, terörle “etkin”mücadeleye karar kılan iktidar, Suriye’deki politikasını da akıldan ve mantıktan uzak, iç politikadaki yansıması hesabı ile hamasi ve din referanslı bir anlayış üzerine kurmuştur.

 

Getirisini düşünerek pazarlık yürüttükleri terör örgütü PKK, memleketi ‘patlayıcı deposu’na çevirmiş, yine getirisini düşünerek çeşitli şekillerde destekledikleri cihatçı terör örgütleri sınırımızı kevgire çevirmiştir.

 

Bugün yapılan her saldırı, bu ilkesiz politikaların ürünüdür.

 

Kendilerinin de beyan ettikleri gibi, devleti milli gaye ve hedeflerden müstesna şekilde bir “şirket” anlayışı ile yöneterek ortaya çıkardıkları vasat; kargaşa, çatışma, ölüm ve nihayet iflastır.

 

Memlekette her eve her gün ateş düşerken, ülkeyi taraf yaptıkları savaşta, düşmanın zayiatını haber vererek sahte bir başarı havası yaratmaya çalışan iktidar, gazeteciliği de iktidarcılık haline getirmiştir.

 

Bizler için başarı; düşmanı öldürebilmek değil; dostu, kardeşi, evladı, polisi, askeri yaşatabilmektir. Bizler için başarı, herkesin canından emin olduğu bir idareyi tesis edebilmektir.

 

“Suriye’de yaşanan savaşta AKP iktidarı, ateşe benzin döküyor”

 

Suriye’de yaşanan savaşta ateşe benzin döken AKP iktidarı, bugün Halep’e, Halep’te yaşanan zulme ağlamakta, iktidar desteği ile sokaklarda binler Halep’i bombalayan, Halep’te ve Suriye’de savaşan bir kesime lanet yağdırmaktadır. Merakımız iktidarın ve iktidara, iktidarın Suriye politikasına destek veren, iktidarın körüğüne “el atan”ların, yaşanan zulümde katkılarının olduğunu bilip bilmediğidir.

 

İktidar Suriye’de ateşe benzin dökmüş; masumların, askerimizin, polisimizin kanı dökülmüştür, dökülmektedir. Suriye’de olan gariban vatan evlatlarına, çocuklara, masumlara olmaktadır.

 

“Sartre’ın söylediği gibi “Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür”

 

“Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü bir cumhurbaşkanlığına değil, güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyacı var”

 

İktidar Suriye’de istikrarsızlığı derinleştirecek politikalarla Türkiye'yi fiilen savaşa sokmuştur. Suriye’nin kuzeyinde yapılan “operasyon” değil aleni bir savaştır. Çeşitli isimlerle içinde bulunduğumuz sıcak savaşı milletten gizlemeye çalışan iktidar acıyı nasıl gizleyecektir?

 

Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit etme noktasına gelmiş sınırımızdaki gelişmelere müdahaleye, iktidarın yanlışlarına rağmen, milli bir bakış açısıyla destek veren, içine çekildiğimiz girdapta her gün “baş sağlığı” dilemeye başlayan bizler, iktidar sahiplerinin “evlatlarının başı için”artık sorumlu davranmalarını, siyasi hesaplardan –en azından şu vaziyette- vazgeçmelerini, tüm imkân, dikkat ve hassasiyetlerini vatanın ve milletin güvenliğine kanalize etmelerini istemekteyiz.

 

Bağışıklığını yitiren ülkemizde güçlü bir cumhurbaşkanlığının değil, güçlü bir bağışıklık sisteminin tesis edilmesi gerektiğini, şahsi hesaplarını bir kenara bırakıp, suni tartışmalardan arınarak iktidar etmeleri gerektiğini, acı ve sabırdan yoksun olarak iletmek isteriz.

 

Yanlışların, hataların, şahsi hesapların sonucu olarak her hafta bizlere “baş sağlığı” dileten iktidar unutmasın! Şehitlerimizi bağrımıza basacağız ama ve lakin bu yanlışların hesabını, askerlik yapmayıp vatanın evlatlarına ölmeyi öğütleyenlerden milletimizle birlikte hesap soracağız.

 

“El Bab'ta Mehmetçiklerimiz, evlatlarımız can derdinde, AKP, TBMM'de 'Başkanlık' derdinde!!!”

 

Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit etme noktasına gelmiş sınırımızdaki gelişmelere müdahaleye AKP'nin yanlışlarına rağmen destek verdik.

 

Şimdi AKP hükümeti aldığı yetkiyle icra edilen hareketin kapsamını, yeniden riskleri gözeterek belirlemeli ve TBMM zemininde muhasebe yapmalı.

 

“Fırat Kalkanı Hareketı'nın asli amacı, PYD'nin sınırımızda kuşak oluşturmasına müsaade etmemekti”

 

Hükümet; Türkiye'nin askeri siyasi kudret kapasitesine uygun olarak ülkemize yönelik tehditlerin sınırını, tüm siyasi aktörlerle beraber çizmeli.

 

Fırat Kalkanı Hareketı'nın asli amacı, PYD'nin sınırımızda kuşak oluşturmasına müsaade etmemekti. Mutlaka bu amaç sınırında kalmalı.

 

Bir kez daha şehitlerimizin şefaatine nail olmak duası ile her birine Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

 

Başımız sağ olmasın artık! Evlatlarımız yaşasın, Milletimiz var olsun!”


Kaynak ( DP )