Genel Başkanımız Gültekin Uysal, kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 83. Yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 83. Yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı
7 Aralık 2017 Perşembe

“Siyasi üslubun bir kez daha yerlerde gezdiği bugünlerde, hem çatışmaların ve kutuplaşmanın durulması adına hem de yerlerde gezinen siyasi ahlakın düze çıkması adına Türk Kadınının siyasette var olması, en acil gerekliliktir”

(DP Basın Merkezi – 05 Aralık 2017) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 83. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

 

Ülkemizin en acil gerekliliğinin kadınların siyasette daha fazla yer alması olduğunu ifade eden Uysal, yayınladığı mesajda şu görüşleri dile getirdi:

 

“Bugün, Cumhuriyet’in en önemli hak ve özgürlük genişlemelerinden biri olan, kadına seçme ve seçilme hakkını teslim etmenin yıldönümü. Bundan 83 yıl önce, 5 Aralık 1934’te Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklik ile kadınların Türkiye’de ilk kez oy kullanmasının, ilk kez seçilebilmesinin önü açıldı. Bu tarihe dikkat ediniz; hani o ileri medeniyet seviyesinde ve demokrasinin, insan hak ve hürriyetlerinin beşiği olarak gösterilen Fransa, İtalya, İsviçre gibi Avrupa ülkelerinden yıllarca önce bu haklı ve onurlu hak, Türk kadınlarına tanınmıştır.

 

Maalesef ki; seçme ve seçilme hakkının pek çok ülkeden önce kadına teslim edilmiş olmasına rağmen, kadın erkek eşitliği konusunda bugün dahi çok yol kat edemediğimizi görüyoruz.

 

Çok partili dönemden bu yana Türk Kadını siyasette ortalama olarak yüzde 1,3 oranında temsil edilmiş olup buna karşın erkek, yüzde 98,7’lik oranla “söz söyleme” hakkına erişmiştir. Demografik olarak birbirine yakın olan kadın ve erkek nüfusu dikkate alındığında bu durumun vahameti daha net bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

 

“Burada en temel soru, tek partili bir dönemde “seçim” denen uygulamanın gerçek mahiyette bir seçim olup olmadığıdır”

 

1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce belediye seçimlerinde seçme hakkına,1933 yılında çıkarılan Köy Kanunu ile muhtar seçme ve ihtiyar heyetine seçilme hakkına ve son olarak 1934 yılında da milletvekili seçme ve seçilme hakkına erişen Türk Kadını, bugün bu hakkını kullanmak konusunda birçok engelle karşı karşıyadır.

 

Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkına erişmesi ile alakalı en temel soru, tek partili bir dönemde “seçim” denen uygulamanın gerçek mahiyette bir seçim olup olmadığıdır. Tek bir partinin olduğu yerde, partinin karar alıcılarının tayin ettiğini onaylamaktan öte geçemeyen bu hak(!) maalesef ki en düşük seviyede temsil oranına sahip olsa da, gerçek irade ile çok partili dönemle birlikte 1950 seçimlerinden itibaren gerçekten işlerlik kazanmıştır.

 

Türk siyasi hayatının ilk kadın Başbakanını bünyesinden çıkaran Demokrat Parti, geçmişte olduğu gibi bugün de kadının siyasetteki varlığını, en elzem gerekliliklerden biri olarak görmektedir.

 

Siyasi üslubun bir kez daha yerlerde gezdiği bugünlerde, hem çatışmaların ve kutuplaşmanın durulması adına hem de yerlerde gezinen siyasi ahlakın düze çıkması adına Türk Kadınının siyasette var olması en acil gerekliliktir.

 

Dünya siyasetinin, Türkiye’nin ve her gün binlerce masumun kanının aktığı Orta Doğu’nun huzura kavuşması, kadınların daha adil temsil edildiği, cinsiyet ayrımcılığının son bulduğu, kadının siyasi katılımının arttığı bir dünya ile mümkündür.

 

Öncelikle Türkiye’de, sonra tüm dünyada siyasete “Kadın Eli” değmesi gerekmektedir. Bir annenin bütün çocuklarını aynı şefkat ve titizlik ile kucakladığı gibi dünyayı ve vatandaşlarımızı kucaklayacak, onlar arasında her zaman ara bulucu rolü oynayacak, vatanını çekip çevirecek ve şiddeti azaltacak bir kadın eline, dünyanın olduğu kadar Türkiye’nin de ivedilikle ihtiyacı olduğu aşikardır.

 

Tüm bu duygu ve düşüncelerle Kadınlarımıza Seçme ve Seçilme Hakkının teslim edilişinin 83. yılını tebrik ediyor, “ayaklarının altında cenneti barındıran” kadınlarımızı saygı ve minnetle selamlıyor, bugün bize emanet ettikleri bu vatan uğruna can vermiş tüm şehit kadınlarımızı rahmetle yad ediyorum.


Kaynak ( dp )