Genel Başkanımız Gültekin Uysal, 14.Olağan İstanbul İl Kongremizde bir konuşma yaptı
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, 14.Olağan İstanbul İl Kongremizde bir konuşma yaptı
2 Ekim 2018 Salı

“Böylesine sıkıntılı bir buhran döneminde Cumhuriyetimize ve onun kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak en öncelikli görevimizdir”

(DP Basın Merkezi – 30 Eylül 2018) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, 14.Olağan İstanbul İl Kongremizde bir konuşma yaptı.

 

Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleşen 14.Olağan İstanbul İl Kongresi, İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşu ile başladı. Demokrat Parti’yi geçmişten günümüze anlatan slayt gösterisinin ardından İl Başkanımız Adem İpek açılış konuşması yaptı.

 

 

Ardından kürsüye çıkan Genel başkanımız Gültekin Uysal, konuşmasında şunları ifade etti:

 

 

“Cumhuriyetimize ve onun kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak en öncelikli görevimizdir”

 

“Kongremizin partimize ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Bugün burada Demokrat yürüyüşünü kaldığı yerden devam ettirmek adına bir irade güncellemesi yapmaktayız. Bu kürsülerden defalarca demokrasi adına cümleler söylüyoruz. Vatandaşlarımız şunu iyi bilmeliler; Demokrat Parti ve onun kutsal misyonunu bir bayrak gibi gelecek nesillere ulaştırmak adına ağzımızı kanatırcasına doğruları söylemekten şaşmayacağız.

 

 

Ülke olarak her anlamda tarihimizde yaşamadığımız kadar bir buhran dönemi yaşıyoruz. Böyle bir zaman diliminde Cumhuriyetimize ve onun kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak en öncelikli görevimizdir. Geleceğimiz bu sayede aydınlanacaktır.

 

Yakın bir geçmişte bir genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimi geçirdik. Türkiye’de her seçim öncesi millete birtakım hayalleri satanların adeta Türk Siyasi tarihini geri akıtırcasına, bu büyük değerleri reddedercesine politikalar uyguladıklarını görüyoruz. İşçimiz, memurumuz, emeklimiz, dar gelirli vatandaşımız bütün bu sıkıntıları cebinde de hissediyor. Vatandaşımız olan biteni büyük bir endişe içinde izliyor.

 

Zor günleri ve bir var olma yok olma çizgisini aşarak zaferler ayı olan Ağustos ayını geride bıraktık. Bununla beraber biz demokratlar ve Türkiye için büyük bir hicran günü olan 17 Eylül’ü hicranımızı içimize akıtırcasına Anıtmezarda idrak ettik.

 

Ciddi bir ekonomik alt üst oluşu yaşadığımız yaz döneminde TBMM Başkanı’nın “her şey güllük gülistanlık endişeye gerek yok” dercesine Meclisi göreve çağırmadığına da şahit olduk. Türkiye’de bugün birileri kriz mıriz yok dese de hepimizi daha da endişeye sevk edecek birtakım yorumlar yapılıyor olsa da her manada bir krizi, bir çürümüşlüğü ele almamız gereken bir dönemden geçiyoruz.

 

Bütün bu kısır döngüden ülkemizi feraha ve huzura çıkaracak tek parti Demokrat Partidir.”

 

 

Kongrede bir kez daha seçilerek güven tazeleyen İstanbul İl Başkanımız Adem ipek ise yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

 

“Selam olsun Aziz ve Payitaht İstanbul’a, selam olsun boğaziçine, Sultan Ahmet’e, Topkapı Sarayına. Çok Partili Siyasi hayata geçtiğimiz 1946 yılı ve 1950 yılından itibaren çıktığı hizmet yolunda,  Adalet Parti, Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi olarak iktidarda bulunduğu dönemlerde milletin tüm kesimlerini ayrım yapmadan kucaklayan siyaset çizgisi çizmiştir.

 

“Demokrat misyon birleştiricidir”

 

Bu sayede ülkemizin kalkınmasında hız kazandırmış, siyasal ve ekonomik politikalarla Türkiye’nin muhasır medeniyetler seviyesine çıkması için çabalamıştır. Son gelişmeler göstermektedir ki; tam demokratik merkez sağ siyasetine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Bu anlamda demokrat değerlerin bekçisi olan tek parti Demokrat Parti’dir. Bu gerçek herkes için kabul görmektedir.  Demokrat vizyon ve misyon uygulamaları, mevcut siyasi, partilerin söylemlerine projelerine ilham kaynağı olmuş hatta ve hatta kadrolarımızdan siyasi transferler yapmak onlar için alışkanlık haline gelmiştir. Herkes şunu iyi bilmelidir ki; hiçbir taklit gerçeğin yerini alamaz. Demokrat vizyon insanların sadece ellerindeki ve ayaklarındaki zincirleri değil, zihinlerdeki zincirleri de kırmıştır. Demokrat vizyon özgürleştirmiştir. Demokrat misyon dindarları zorlamamış ama dinlerini yaşamak isteyen insanları da daha güven altında olmalarını sağlamıştır.  Demokrat misyon; insanları Türk olmaya, Kürt olmaya, Alevi ve Sünni olmaya, İsevi ya da Musevi olmaya zorlamamış, ama hepsini huzurlu ve barış içerisinde yaşamasını sağlamıştır.

 

 

 

“Ben Menderes’im, Demirel’im, Özal’ım

 

Ben bu misyon ve vizyonda bizlere önderlik etmiş liderlerimizin adını anmadan geçemeyeceğim. Ben bugün bu kürsüden bir kez daha haykırıyorum. Ben Adnan Menderes’im. Ben Süleyman Demirel’im. Ben Turgut Özal’ım diyorum. Liderlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun.

 

“Gün Demokrat Partili olma günüdür”

 

Üzülerek duymaktayız ki; Demokrat Parti çatısı altında geçmişte siyaset yapmış ve yapmakta olan insanlar, Demokrat Misyonuna ihanet edercesine başkalarına hizmet ediyor, makam ve mevki çıkarları adına işler yapıyorlarmış. Şunu bilsinler,  bu teşkilat onlara haklarını asla helal etmeyecekler. Partimizi küllerine terk edenleri ve savaşırken yanımızda olmayanları Partimiz zaferine asla ortak etmeyecektir. Onlara taşın altına ellerini koymak, gece uykusuz kalmak zor gelmiştir. Evet, bugün zordur Demokrat Partili olmak. Zordur Demokrat Partili kalmak. Cesaret ister. İman ister. Mangal gibi yürek ister. Değerli Demokratlar, moralimizi bozabilirler ama ayarlarımızı bozmalarına asla izin vermemeliyiz. Direncimizi kırmalarına asla izin vermemeliyiz. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Gün Demokrat Partiyi iktidara taşıyacak yolda, el ele, omuz omuza ve birlik olmak günüdür.”

 

 


Kaynak ( DP )